29.08 Taşkent
Pazartesi, Ağustos 30, 2010, 12:00
Bugün Taşkentten ucakla Belgin ile birlikte Türkiye ye dönüyoruz. Tadı damağımda kalan bir seyahat oldu. Bir sürü güzel anılarla sevgili ülkeme geri dönüyorum. Geride kalan ve seyahate devam edecek olan sevgili eşim Koray a ve arkadaşlarımız Fatih ve Faruk a hayırlı yolculuklar diliyorum. Size bu yazıları kısıtlı imkanlarda, zamanla yarışarak yazdım. Gerekli özeni gösteremedim bunun için sürçi lisan ettiysem affola...



Pazar, Ağustos 29, 2010, 10:22
Diğer çekilen fotoğrafları görmek için bu linklere tıklayın;

Türkiye
İran
Türkmenistan
Özbekistan


28.08 Semerkant
Pazar, Ağustos 29, 2010, 08:15
Sabah erkenden yola çıktık Semerkant a 280 km var. Keyifli bir yolculuktan sonra Antik hotele yerleştik. Burada da benzin bulmak için uğraştık. Hotel sahibi bize yardımcı oldu, tabiki karşılığını da aldı :)... Fatih in öncülüğnde Timurun ve aile fertlerinin türbesine gittik. Sonra dünyanın korunmuş en eski 3 medresesinin bir arada olduğu Registan a gittik. Oradan da ziyafet çekmek için Karambek resotranına gittik. Yöresel yemekleri yiyip üsütüne de canlı müzik vardı, çılgınlar gibi eğlendik... Çok yorulduk, uyumak için otelimize gidiyoruz...





26-27.08 Özbekistan - Buhara
Pazar, Ağustos 29, 2010, 08:15
Özbekistan sınır kapısından geçmek yaklaşık 3 saatimizi aldı. 100 km sonra Buhara ya vardık. Şehire girdiğimizde hava kararmıştı. Kalacağımız yeri ararken eski yapıların içinden daracık sokaklardan geçtik, gerçekten inanılmaz etkilendim, sanki zaman tünelinden geçmişiz ve birkaç yüz yıl gerisindeyiz. Her yer buram buram tarih kokuyor... otelimizi bulduk. Burası otelden çok büyük eski evler var ya ortada avlusu olan, öyle bir yer. Yaklaşık 300 yıllık.
Güler yüzlü ev sahibimiz Mostura bizi karşıladı ve odalarımıza girdik. Aç karınlarımızı doyurmak için Lyabi havuzuna gittik, geç olduğu için gezme işini yarına bıraktık.
Sabah avluda güzel bir kahvaltı yaptık sonra canımız Fatihimiz bize güzel bir program yaptı, onun rehberliğinde şehri gezdik. Gittiğimiz yerler hakkında bilgi edindik. Elindeki kaynak kitap çok güzel bilgiler içeriyor, Fatih de bu bilgileri bize iyi aktarıyor, sayesinde zamanımızı iyi değerlendiriyoruz... Bir çay evinde yöresel çaylar içip dinlendikten sonra akşam yemeği için İsamil in yerine gittik. Burada yöresel yemekler yedik.
Burada benzin bulmak oldukça zor, bunun için uğraştık. İçimizi açıtan; karaborsa benzin fiyatı bile Türkiye deki benzin fiyatından daha ucuz. Buradaki insanlar, enteresan ama Türkiye deki et fiyatını sordular, duymuş olmalılar. Özbekistan da 1kg et 5 dolarmış ben de Türkiye de 20 dolar dedim, çok şaşırdılar. Birçok Türk artistini ve dizilerini biliyorlar. Bize Kurtlar Vadisini soruyorlar. Dükkanlarda Necati Şaşmaz ın posterleri bile var.


















25.08 Türkmenistan, Mary
Perşembe, Ağustos 26, 2010, 07:17
Türkmenistan sınırındayız fakat sınır geçişini 40 dk la kaçırıyoruz. Hemen sınırdaki otele yerleştik. Sabah erkenden kalktık artık Türkmenistana geçmek istiyoruz...
Türkmenistan sınırına geldik, sınır işlemleri 2:30 saat sürdü. Aşgabat a girdigimizde dikkatimizi çeken görkemli büyük mermer binalar, çok geniş caddeler, park alanları ve yöresel giyimle modern giyimin iç içe geçtiği ( Rus ve Türkmen ) topluluktu.



Yalnız bu büyük ihtişamlı mermer binaların hepsi boş, insanlar çok pahalı olduğu için oturmuyorlarmış. Türkmenistan hükümeti halkına doğalgazı, elektiriği, suyu bedava vermesine, vergi almamasına karşılık halkın mütevazi yaşantısı dikkatimizi çekti. Halk daha çok Sovyetler zamanından kalan eski 3-4 katlı binalarda yaşıyorlar.
Türkmenista nın Mary şehrine gitmek için yola çıktık Karakum çölüne girdiğimizde kötü olan yol daha da kötüleşmişti. Yol irili ufaklı çukurlardan ve kasislerden oluşuyordu buna rağmen Faruk arkadaşımız manzaranın güzelliğinden etkilenmiş olacak ki ( çöl, dolunay ) motorun üstü bana yeter altı olmasa da olur edasıyla motorunu kasislere vura çıka deli gibi sürüyor. Bir keresinde motorunun altından çıkan kıvılcım koca bi alev topu gibiydi öyleki bu bana dipsiz göldeki kamp adeşini hatırlattı. Uzun süren çöl yolculuğundan sonra bizim motorun yan çantası da bu hırpalanmaya fazla dayanamayıp açıldı, bunu fark edip durduğumuzda bazı eşyalarımızın düştüğünü, Faruk da motorunun yan demirlerindeki hasarı fark etti ( hızlı gitmemizin sebebi gece 11 sokağa çıkma yasağına yakalanmamaktı )
Geç vakit Mary e vardık. Çok otel baktık hiç boş yer bulamadık, otel Murgashtaki görevliler halimize acımış olacaklar ki bahçelerine kamp atmak teklifimizi kabul ettiler. Çocuklar gibi sevindik, çadırları kurduktan sonra otelin restoranında karnımızı doyurup dinlendik. Ertesi sabah Faruk motorunun yan demirlerini yaptırmak için usta arayışına girdi. Otelin görevlisini yardımıyla ustanın evine gidip bahçesinde motorunu yaptırdı. Otelin restoranında güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra Özbekistan a gitmek için hazırız.







Sonraki