MZUNGU - BEYAZ INSAN
Perşembe, Ekim 19, 2006, 16:12
Kenya daki siyah cocuklar beyaz insanlari gorunce korkuyorlar :) Inanmayacaksiniz ama gercekten boyle.
Bu fotograf 1 sise gazoz ve 3 sekerden sonra!


Ozden cifti Kaan in hasretini gidermek icin arayis icinde:)

Nakuru daki 7 yildizli (!) otelimizdeki ilk gecemizden sonra sabah erkenden kalkip sofor-rehberimiz Wancou ile birlikte Rift Valley de kuzeye dogru cikmaya basladik. Narok ve Nairobi ile karsilastirildiginda cok daha nezih ve sakin yerler. insanlari, trafigi, sokaklari...herseyi cok farkli. Sicak su kaynaklari ve flamingolari ile unlu Bogoria golune ve sonrasinda daha kuzeyde yer alan Baringo golune gittik. Wancou dan aldigimiz bilgilere gore Masai lerin bir kismi uzun sureler once buraya goc etmis. Yalniz yasamayi tercih ettiklerinden Baringo golunun ortasindaki adaya yerlesmisler. Buradaki Masailer daha sonra balikcilik yaparak yasamlarini surdurmusler.


Balikci Masai

Icinde timsahlarin oldugunu bildiginiz ve gordugunuz golun icinde kayikla gezmek cok farkli bir duygu. Insan dusunmeden yapamiyor; `ya kayiga birsey olur da suya dusersem` diye. Kayikcimizin soyledigine gore timsahlar insan eti sevmezmis ama beyaz insanin etini sevebilirlermis :)
Kuzeye dogru ilerlerken ekvator cizgisi olarak isaretlenmis bir yerde durduk. Meshur su girdabi yonlerini test ettik. Inanmasi guc ama gercekten de ekvatorun kuzeyinde su girdabi saat yonunde, guneyinde saat yonunun tersinde olusuyor. Tam cizginin uzeride ise suda herhangi bir hareket olmuyor. Bu deney icin yanimizda getirdigimiz kirmizi hunimizi otelimizde unuttugumuz icin kullanamadik :)


Sofor-Rehberimiz Wancou ile Ekvator cizgisinde

7 yildizli otemizdeki ikinci gecemizden sonra yine sabah erken saatlerde yola ciktik. Nakuru golu milli parkinda bizi misafir edenler arasinda flamingolar, gergedanlar, zebralar ve ne yazik ki bizim goremedigimiz ama hemen yanimizdaki grubun gordugu bir leopar!


7 Yildizli Waterbuck Otel girisi

Ogle yemegimizi Naivasha da yiyip Nairobi ye dogru yol alirken konustugumuz konu `simdi buralarda motosikletlerimizle yolda olmak vardi` anasini satiyim! Bir sarkimiz var ya `simdi Istanbul da olmak vardi anasini satiyim` diye, ondan esinlenerek :)
Yine Wancou nun soyledigine gore, trafik daha oncelerde cok kotuymus; kimse kurallara uymaz, cok sIk ve buyuk trafik kazalari olurmus. Son donemlerde devletin konuya onem verip aldigi tedbirleri kararlilikla uygulamaya ve uygulatmaya baslamasi ile hersey cok daha iyi olmaya baslamis. Abartmadan soyleyebiliriz ki trafik ulkemizden cok daha iyi. Hatali sollama yok gibi birsey, sehirler arasi yollarda hiz limiti 80km/saat ve uygulaniyor. Matatu lar bile ayakta yada fazla yolcu almiyor, kamyonlar asiri yuklenmemiz ve hepsinin ustu kapatilmis, cok nadir korna sesi duyuyorsunuz, suruculer oldukca sabirli ve anlayisli. neyse uzatmayalim. Trafigin kotu oldugu zamanlarda bisiklet ve motosiklet suruculeri de olur yada yaralanirmis. Bu sebeple insanlar motosiklet kullanmaktan cekinir olmus. Trafikgin iyilesmesi ile birlikte motosikleti ulasim araci olarak tercih edenler artmaya baslasa da gozle gorunur bir motosikler trafigi yok ulkede. Sadece Nakuru merkezinde cok sayida bisiklet oldugunu soyleyebiliriz. Ama yine de Amsterdam gibi degil :)


Kenya li motosiklet tutkunlari

16:30 sularinda Nairobi ye vardik. Planet Safari nin ofisinde Mombasa otobusumuz kalkana kadar ne yapalim diye dusunurken Isabella cikageldi (Dunya kucuk, Kenya daha da kucuk). Lonely Planet gezi rehberimizde sehrin en guzel kahvesinin icilecegi yeri bulup hemen disari ciktik (Nairobi cok guvenli bir sehir degil, hava karardiktan sonra sehrin en islek sokaklarinda yurumek bile onerilmiyor, her kapida en az 5 tane kilit var. Sirt cantalarimizi ofiste birakip kahvelerimizi icip kendimize geldik.

Aksam 20:00 de hareket eden otobusumuzle Persembe sabah 04:00 de Mombasa ya vardik. Algida secicilik yine kendini gosterdi! Koray yol boyunca uyumak yerine otobusu incelemeyi tercih etti: `bu otobusun motoru neden onde?, 2000li yillarda otobuslerde hala saft kullaniliyor mu? Molalarda otobuslerin motorlarini neden durdurmuyorlar? Binek araclarda neden kati aks kullaniliyor (o da ne demekse:) ? Bu arada otobuslerin ne marka oldugunu anlamak da oldukca guc bir yani Nissan bir yani Scania Zaman kaybetmeden Tanzanya ya gecip Dar Es Selam a varmak istiyorduk, sabah 08:00 de kalkan otobusumuzun 17:00 de Dar a varmasi planlaniyordu. Herhalde varmistir ama biz hala Mombasa sehir merkezindeyiz!
Yola cikmadan once yaptigimiz arastirmalarda hem Kenya hem de Tanzanya vizelerini ulkeye giris sirasinda alabilecegimizi ogrenmistik. Kenya girisinde herhangi bir sorunla karsilasmadan $50 karsiliginda vizelerimizi kolaylikla alabilmistik. Bu sabah Mombasa dan cikip Dar Es Selam a ulasmak icin bindigimiz otobusle 2 saat sonra Kenya siniri olan Lunga Lunga ya vardik. Cikis islemlerimizi tamamlayip Tanzanya ya giris vizemizi almak uzere Horohoro gumrugunde otobusten tekrar indik ancak bir daha binemedik! Vize islemlerini yapan Tanzanyali bayan memur duvara yapistirdigi daktilo ile yazilmis listenin altina daha sonra elle yazilmis `Turkey` I gosterip durdu. Turkiye vatandaslari vizelerini onceden basvurarak almak zorundaymis. Hic bir sekilde sinir kapilarindan vize verilemiyormus. Vize Tanzanya konsolosluklarindan 10-15 gun icerisinde cikarilabilirmis Doktugumuz dillerin hic biri ise yaramadi, otobusten sirt cantalarimizi alip ortada kaliverdik. Memurun soylediklerini cok net duyup anlamistik ama kabul etmek istemiyorduk. 2 ser fotograf, $50 ser vize ucreti ile 30 dakika icerisinde vizelerimizi alabilmeyi umid ediyorduk. Aci gercegi kabul etmek icin 2-3 dakika birbirimizin yuzune bakmak yeterli oldu. Icinde bulundugumuz durumun gercekligini kabul edip zaman kaybetmeden ne yapmamiz gerektigine karar verdik ve hemen yakinimizdaki Matatu (dolmus) ile Mombasaya dogru yola ciktik. Sicak, tiklim tiklim bir minibus, yapilan telefon gorusmeleri uykusuzlugumuzu ve yorgunlugumuzu bezginlige cevirdi. Cuma gunu Kenyatta Day sebebi ile tum Kenya da resmi tatil vardi, bir sonraki hafta da Persembe ye kadar Ramazan bayrami tatili. Gezi rehberimizde 14:00 da kapandigi yazan konsolsluga varip vizelerimiz alabilmak icin sadece dakikalarimiz kalmisti. Yanan kirmizi isiklar, is olsun diye Matatus u durdurup biz beyaz insanlara kimlik soran polisler, sehir merkezine vardigimizda karsilastigimiz yogun trafik ve cebimizde olmayan Kenya Silingleri!
Mombasa da cok sIk bir binanin 12. katinda Tanzanya konsoloslugu ve saat 15:00 a kadar acik. 5-6 kisilik kucuk bir ofis. Fazla uzatmayalim ama saniyeler icinde bir sicak sular bir soguk sular dokulup durdu basimizdan asagi. Sonuc: 17 dakika icerisinde $50 ser dolar vize harci odeyerek imkansizi basardik ve tekrar Zanzibar in kumsallarini gozumuzde canlandirmaya basladik. Iyi bir odulu hak etmistik, Blue Room da guzel bir ziyafet cektik. Selim, Arzu da buradaydi ama sen kacirdin, Cumartesi aksamina artik!
Mzungu : Svahili dilinde beyaz insana verilen isim. Hani biz siyah tenlilere Zenci diyoruz ya onun gibi. Svahili dilinde amaci olmadan saskin saskin etrafta dolanan, sarhos- sersem anlamina gelen bir kelimeden turemis.

Tanzanya Yollari Bizi Bekler! Bu sefer daha hazirlikli ve kararliyiz, siniri asacagiz!



________________________________________



KENYA`DAN JAMBO!
Pazartesi, Ekim 16, 2006, 20:18
Bizi Nairobi ye getirecek olan Kenya Havayollarina ait ucagimiz 19:45 yerine 20:45 de havalandi Yesilkoy havalimanindan. 22:45 de Kahire'ye indik. Neden indigimizi bilmiyorduk ama yaklasik 1 saat icerisinde, Istanbul dan binen tum yolcular kabinde beklerken kabin personeli ve pilotlar ucaktan indi, temizlik gorevlileri ucaga girip sanki biz yokmusuz gibi etrafi temizlemeye basladilar. Daha sonra yeni yolcularla tum bos koltuklar doldu ve tekrar havalandik. Sabah saat 5'de Nairobi'ye varmis olduk. Haftanin yorgunlugu ve uykusuzluk bizi sarhosa cevirmisti. Ucakta tanistigimiz `yalniz gezgin Okan` ile birlikte ayilmak icin ictigimiz kahveden sonra kendimizi Planet Safari ofisinde bulduk. Naomi ile birlikde 5 gunluk safari programimizi yaparak Nairobi merkezine dogru yola ciktik. Dikkat Kenya da da trafik soldan akiyor!



Planet Safari den Naomi!
5 gunluk Safari turu icin bizden aldigi $1.200 sayarken :)

Hic zaman kaybetmeden safariye cikabilmenin heyecani ile kahvaltimizi yaparak Masai Mara ya dogru yola ciktik. 300km lik yolu 7 saatte aldik. Kampimiza yerlesip ayagimizin dozu ile milli park alanina girerek ilk safari tutumuzu attik.


Masai Mara da kaldigimiz kamptaki komsularimiz!

Kampta tanistigimiz Italyan bir cift ve Etopya da hemsirelik yapan Fransiz Isabella ile 2 gun boyunca daha once belgesellerde gordugumuz hayvanlari dogal ortamlarinda gormenin heyecanini yasadik. Masai Mara milli parkinda gecen 3 gunun sonunda Pazartesi ogle saatlerinde Narok, Naivasa uzerinden 380km lik bir yolu 6,5 saatte alarak Nakuru ya vardik.


Masai Mara - Nakuru yolu!

Nakuru daki 3 yildizli otelimiz Waterback, 2 gece kamptan sonra bize 7 yildizli gibi geldi!

Buradan ekvatorun kuzeyine gecerek, Baringo golunde flamingolari gorecegiz, daha sonra tekrar Nakuru ya donup Hint Okyanusu kenarindaki Mombasa ya varmak uzere Nairobiye donecegiz.

Bu arada burada tam bir yaz havasi hakim, gun icerisinde sicaklik 30 derece civarinda. Bir de merak edenler icin Jambo - Swahili dilinde merhaba demek.
Fotograflar icin Yol Fotograflari ndaki Kenya klasorune bakabilirsiniz.

Yerdeki yaprağı gemi zanneden karınca bağırdı 'Yola çıkıyoruz, belki dönmeyiz!' Necmi Toraman'dan
Cuma, Ekim 13, 2006, 10:09
Yanımıza alabildiklerimiz!



BU SEFER GÖZÜMÜZÜ GÜNEYE DİKTİK; AFRİKA'YA!
Perşembe, Eylül 21, 2006, 15:39
13 Ekim 2006 Cuma günü İstanbul dan yol çıkıp kara yolundan motosikletlerimizle (!)diyemiyoruz ne yazık ki!

Zaman, bütçe...



İstanbul'dan Kenya Havayolları ile Nairobi'ye uçuyor birkaç gün Kenya'da geçirdikten sonra 'yollara sormaya başlıyoruz' hangi yol bizi bekliyorsa oraya doğru gidiyoruz. Otobüs, taksi, bisiklet, Matatus ne bulursak...nereye bulursak.

Masai Mara, Victorya Gölü, Serengeti, Klimenjero, Dar Es Selam, Zanzibar...belki Uganda ve Ruanda kim bilir?

Yolcular; Aydan-Koray ÖZDEN çifti, Savaş BALABAN, yarı yolda Selim AK katılacak...



Çarşamba, Aralık 28, 2005, 11:20
Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.

Pablo Neruda



Önceki Sonraki